Öğretmenlere verilecek yeni hakları açıkladı

...
Politika

Öğretmenlere verilecek yeni hakları açıkladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Öğretmenlik Meslek Kanunu'nu kısa sürede Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne (TBMM) sunacaklarına işaret ederek, "Öğretmenlikte 10 yılını doldurmuş öğretmenlerimize uzman öğretmenlik imkanını getiriyoruz. 10 yıllık uzman öğretmenler eğitimlerini tamamlayıp sınavda başarılı oldukları takdirde 'başöğretmen' unvanıyla görev yapacaklar. Yine bu öğretmenlerimize ilave 1 derece verecek ayrıca maaşlarında da 2 bin lira artış yapacağız. Sözleşmeli öğretmen ve kadrolu öğretmen ayrımını ortadan kaldırıyoruz" ifadelerine yer verdi.

Erdoğan, Beştepe Millet Kongre ve Kültür Merkezi'nde düzenlenen 20'nci Milli Eğitim Şurası'nın açılışında konuşma yaptı. Şura'nın Türkiye, millet, öğretmen ve öğrenciler için hayırlara vesile olmasını dileyen Erdoğan, "Şura'nın en geniş katılımda eğitimin tüm paydaşlarını buluşturan, kuşatıcı bir anlayışla gerçekleştirilmesine önem veriyoruz. Bakanlığımızın da Şura hazırlık çalışmalarını bu hassasiyet ve yürüttüğü memnuniyetle müşahede ediyoruz. Çevrim içi toplantılar, gerekse çalıştaylar vasıtasıyla önerilerini paylaşan tüm uzmanlarımıza, eğitimcilerimize sivil toplum kuruluşlarına ve meslek örgütlerine buradan şükranlarımı sunuyorum" diye belirtti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, bugüne kadar 19 kez organize edilen Şura'nın milli eğitim camiasında öğrenci, öğretmen ve veliler için faydalı ve verimli, önemli tavsiye kararlarının alındığı bir mecra olduğunu dile getirerek, "20'nci Milli Eğitim Şurası da inşallah önümüzdeki döneme dair yol haritası niteliğinde kararların alınacağı bir toplantı olacaktır. Şura sonuçlarının güçlü eğitim, güçlü Türkiye mücadelemizde bizlere rehberlik edeceğine yürekten inanıyorum. Dünyamız yeni teknolojilerin devreye girmesi ve iletişim imkanlarının yaygınlaşmasıyla birlikte tarihi bir dönüşüm geçiriyor. İmkanlarla beraber risklerin, fırsatlarla beraber tespitlerin de küreselleştiği bir zaman diliminin içindeyiz. Koronavirüs salgını sebebiyle sadece son 2 yılda şahit olduklarımız, bize bu gerçeği hem de çok acı bir şekilde tekrar hatırlatmıştır" ifadelerine yer verdi.

'İSTİKBALİMİZİN ELİMİZDEN KAYIP GİTMESİNE MANİ OLAMAYIZ'

Hazreti Ali'nin, 'Çocuklarınızı kendi zamanınıza göre değil onların yaşayacağı çağa göre yetiştirin' sözlerini anımsatan Erdoğan, "Zira günümüzün öğrencilerini dünün öğrencileri gibi eğitmeye, yetiştirmeye kalkarsak istikbalimizin elimizden kayıp gitmesine mani olamayız. İletişimin, teknolojinin, farklı bilgi kaynaklarının hayatın merkezine bu kadar oturduğu günümüzde tek sesli, tek boyutlu bir eğitimi sürdürmemiz; merkezinde, makbul vatandaş yetiştirmenin olduğu bir eğitim öğretim sisteminin bizi geleceğe taşıması zaten mümkün değildir. Hayatın her alanında olduğu gibi eğitim öğretimde de başarının anahtarı düşünmek, analiz etmek, hazır cevaplarla yetinmeden sorgulamaktır. Analiz yapabilen, merak eden, motivasyonu yüksek, özgüven sahibi, bilgili, erdemli ve vicdanlı gençler aydınlık yarınlarımızın da teminatıdır. Gençlerimizi, çocuklarımızı bu hedeflere ne kadar yönlendirebilirsek, bu değerlerle ne kadar donatabilirsek eğitimde de o derece başarılı olabiliriz" diye belirtti.

Öğrencilere, kendi kabiliyetlerine ve isteklerine uygun dersleri seçme imkanı getirdiklerini söyleyen Erdoğan, "Bugün artık isteyen her öğrencimiz ülkemizdeki tüm okullarda, mukaddes kitabımız Kuran-ı Kerim'i ve Peygamberimizin hayatını öğrenebiliyor. Ders kitaplarını senenin başına öğrencilerimize ücretsiz dağıtarak büyük bir sıkıntıdan kurtardık. Artık ne öğrencilerimiz ne velilerimiz ders kitabı peşinde koşmuyor" diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, okul öncesi eğitim kurumlarının sayısını daha da artırmayı hedeflediklerini dile getirerek, "İlkokuldan üniversiteye kadar eğitim öğretimin her kademesinde attığımız bir diğer önemli adım da kız çocuklarımızın önündeki engellerin kaldırılmasıdır. Bu ülkede sözde ilerici ve özgürlükçü ama özde faşist ve jakoben kesimlerin en çok hışmına uğrayanlar kadınlarımız, kızlarımız olmuştur. Üniversite kapılarında kurulan ikna odaları bu zihniyetin gerçek yüzünü gösteren utanç vesikalarından biri olarak hafızalara kazınmıştır. Anne babalar gerektiğinde ceketlerini satıp kız çocuklarını okutmak istediğinde, maddiyattan önce bu zihniyetin yasakçı tavrıyla karşılaşmıştır" ifadelerine yer verdi.